Yeme Bozukluğu Nedir?
Yeme bozuklukları yalnızca yemekle değil; aslında duygularla, benlik algısıyla ve kontrol ihtiyacıyla ilgili tablolardır. Çoğu zaman dışarıdan “iradesizlik” ya da “kararsızlık” olarak görülse de gerçekte ciddi ruhsal sağlık sorunlarıdır ve hem bedensel hem de ruhsal sağlığı tehdit edebilir.
Yeme davranışındaki bozulmaların altında genellikle düşük benlik saygısı, mükemmeliyetçilik, beden algısında bozulma, travmatik yaşantılar ve duygularla baş etmede yaşanan zorluklar yatar. Yemek bu noktada bir “araç”a dönüşür: kontrol etmek, bastırmak, yatıştırmak ya da cezalandırmak için kullanılır.
Belirtileri Nelerdir?
Yemek ve kiloyla ilgili sürekli düşünceler, beden algısında bozulma, gizli yeme davranışları, yemekten sonra suçluluk ve utanç, sosyal yemeklerden kaçınma, sürekli diyet yapma, kontrolsüz yeme atakları, aşırı egzersiz, ayna karşısında uzun süre geçirme ve duygu durumunda dalgalanmalar başlıca belirtiler arasındadır.
Terapide Neler Yapılır?
Yeme bozukluklarının tedavisi çok boyutlu bir süreçtir. Terapide yemek davranışının ardındaki duygusal örüntüleri, çocukluk dönemi yaşantılarını, beden algısını ve benlik değerini birlikte ele alırız. Bilişsel davranışçı terapi, şema terapi ve gerektiğinde EMDR ile çalışılır. Tedavi sürecinde diyetisyen ve psikiyatrist desteğiyle birlikte yürütülen bütüncül bir yaklaşım çoğu zaman en etkili sonucu verir.
Yeme Bozukluğu Türleri
Anoreksiya Nervoza
Kilo almaktan duyulan yoğun korku, beden algısında belirgin bozulma ve aşırı yeme kısıtlamasıyla seyreder. Kişi düşük kiloda olmasına rağmen kendini “şişman” görmeye devam eder. Yeme reddi, aşırı egzersiz, sürekli kalori sayma ve sosyal hayattan uzaklaşma tipik belirtilerdir. Tıbbi açıdan en riskli yeme bozukluklarından biridir; erken müdahale hayati önem taşır.
Bulimia Nervoza
Kontrolsüz biçimde aşırı yeme atakları ve ardından gelen telafi davranışlarıyla (kusma, müshil kullanımı, aşırı egzersiz, açlık) kendini gösterir. Kişi atak sırasında durmakta zorlanır, sonrasında yoğun suçluluk ve utanç yaşar. Kilo genellikle normal ya da normale yakındır; bu nedenle tablo uzun süre fark edilmeyebilir.
Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating)
Kısa sürede çok büyük miktarlarda, kontrol kaybı hissiyle yemekle seyreder. Bulimiadan farklı olarak telafi davranışı yoktur. Atak sonrası yoğun pişmanlık, suçluluk ve utanç eşlik eder. Çoğu zaman duygusal sıkıntıyı bastırmak için bilinçsiz bir yol haline gelmiştir.
Ortoreksiya
“Sağlıklı beslenme” takıntısı olarak özetlenebilir. Kişi yediği her şeyin mükemmel derecede temiz, organik, doğal olmasına aşırı odaklanır. Bu odaklanma zamanla sosyal hayatı kısıtlar, beslenmeyi tek başına yapılan bir ritüele dönüştürür ve ruhsal olarak yıpratıcı hale gelir.
Duygusal Yeme
Açlık hissi olmadan, duygusal sıkıntıyı yatıştırmak için yemek yeme davranışıdır. Stres, üzüntü, yalnızlık ya da can sıkıntısı anlarında özellikle abur cubur ve şekerli gıdalara yönelme eğilimi görülür. Klinik bir tanı kategorisi olmasa da pek çok yeme bozukluğunun temelinde duygusal yeme örüntüsü yatar.
ARFID (Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alımı Bozukluğu)
Beden algısı kaynaklı olmayan, ancak yiyeceklerin dokusu, kokusu, görünümü ya da boğulma korkusu nedeniyle yeme reddi şeklinde kendini gösterir. Daha çok çocuklarda görülmekle birlikte yetişkinlerde de karşılaşılabilir.