Kişilik Bozukluğu Nedir?
Her insanın kendine özgü bir kişiliği vardır; düşünme, hissetme, ilişki kurma ve dünyaya bakma biçimimiz bizi biz yapan özelliklerdir. Ancak bazı kişilerde bu örüntüler katı, esnemez ve hayatın pek çok alanında işlevselliği bozacak hale gelir. İşte bu durumda kişilik bozukluğundan söz edilir.
Kişilik bozuklukları, çoğunlukla çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenir; karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar, travmatik yaşantılar ve genetik yatkınlıklar bir araya gelerek bu örüntüleri oluşturur. Önemli olan şudur: kişilik bozukluğu, kişinin “kötü” olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, çoğu zaman erken dönemde acı veren yaşantılara karşı geliştirilmiş hayatta kalma stratejilerinin yetişkinlikteki yansımalarıdır. Doğru terapi yaklaşımıyla, özellikle şema terapiyle, bu örüntüler dönüştürülebilir.
Belirtileri Nelerdir?
İlişkilerde tekrar eden sorunlar, duyguları yönetmekte yaşanan zorluklar, kendilik algısında bozulmalar, dürtüsel davranışlar, başkalarıyla ilişki kurmakta zorlanma ve hayatın pek çok alanında benzer örüntülerin tekrar etmesi kişilik bozukluklarının ortak işaretlerindendir.
Terapide Neler Yapılır?
Kişilik bozukluklarının tedavisinde en etkili kanıta dayalı yaklaşımlardan biri şema terapidir. Şema terapi, çocukluk dönemine inerek karşılanmamış duygusal ihtiyaçları ele alır, sağlıklı yetişkin yanını güçlendirir ve katı örüntüleri dönüştürür. Bunun yanında bilişsel davranışçı terapi ve EMDR de sürecin önemli destekleyicileridir. Tedavi süreci diğer ruhsal sağlık sorunlarına göre daha uzundur; çünkü hedef belirli bir semptomu azaltmak değil, kişiliğin temel örüntülerini dönüştürmektir.
Kişilik bozukluğu tanısı bir “etiket” değildir; aksine, sizi anlamak ve hayatınızda kalıcı değişimler yaratmak için bir başlangıç noktasıdır. Doğru destekle, kendinizle ve çevrenizle çok daha sağlıklı bir ilişki kurmanız mümkündür.
Kişilik Bozukluğu Türleri
Sınırda (Borderline) Kişilik Bozukluğu
Yoğun ve dalgalı duygular, terk edilme korkusu, ilişkilerde aşırı uçlar (idealize etme – değersizleştirme), kimlik karmaşası, dürtüsel davranışlar ve kendine zarar verme eğilimleriyle seyreder. Kişi kendini çoğu zaman boşlukta hisseder; ilişkilerde derin bağlanma ile ani kopuşlar arasında savrulur. Şema terapinin en etkili olduğu kişilik bozukluklarından biridir.
Narsisistik Kişilik Bozukluğu
Üstünlük hissi, sürekli onaylanma ve hayranlık ihtiyacı, empati eksikliği ve eleştiriye karşı aşırı hassasiyetle karakterizedir. Dışarıdan kendine güvenli görünen kişi, içsel olarak kırılgan bir benliğe sahiptir. İlişkilerde yüzeysellik ve karşıdakini araçsallaştırma sık görülür.
Çekingen Kişilik Bozukluğu
Eleştirilme, reddedilme ve aşağılanma korkusunun hayatın merkezinde olmasıdır. Kişi sosyal ortamlardan kaçınır, yeni insanlarla tanışmakta zorlanır, yetersizlik duygusuyla mücadele eder. Sosyal fobiyle iç içe geçebilir ancak çok daha yaygın ve kalıcı bir örüntüdür.
Bağımlı Kişilik Bozukluğu
Karar verme, sorumluluk alma ve bağımsız hareket etmekte ciddi zorluk yaşamaktır. Kişi sürekli başkalarının yönlendirmesine ihtiyaç duyar, yalnız kalmaktan korkar ve sağlıksız ilişkilerden bile ayrılmakta zorlanır.
Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu
OKB’den farklı bir tablodur. Mükemmeliyetçilik, aşırı düzen ve kontrol ihtiyacı, esnek olamama, duyguları bastırma eğilimi merkezdedir. Kişi kuralcıdır, detaylara takılır, işi bir türlü tamamlayamaz ve çevresindekilere de aynı standartları dayatır.
Histriyonik Kişilik Bozukluğu
Sürekli ilgi merkezinde olma ihtiyacı, abartılı duygusal ifadeler, dramatik davranışlar ve baştan çıkarıcı tutumlarla seyreder. Kişi ilgiyi kaybettiğinde yoğun huzursuzluk hisseder; ilişkilerde sıklıkla yüzeysellik ve kararsızlık görülür.
Paranoid Kişilik Bozukluğu
Başkalarına karşı sürekli güvensizlik ve şüpheyle yaklaşmadır. Kişi diğerlerinin niyetlerini kötü olarak yorumlar, en küçük olayları bile kişisel bir saldırı olarak algılar, kolay kolay kimseye güvenemez. İlişkiler kurmak ve sürdürmek bu nedenle güçleşir.
Şizoid Kişilik Bozukluğu
Sosyal ilişkilere karşı belirgin ilgisizlik ve duygusal mesafelilikle seyreder. Kişi yalnız kalmayı tercih eder, yakın ilişkilerden kaçınır, duygularını ifade etmekte zorlanır. Çekingenlikten farklı olarak burada korku değil, gerçek bir ilgisizlik söz konusudur.
Şizotipal Kişilik Bozukluğu
Tuhaf düşünceler, sıradışı inançlar, alışılmadık konuşma ve davranış biçimleriyle seyreder. Sosyal ilişkilerde belirgin zorluklar yaşanır. Şizofreniyle aynı şey değildir; ancak benzer bir spektrumda yer alır.
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
Başkalarının haklarını hiçe sayma, dürtüsel davranışlar, sorumluluk almama, yalan söyleme ve pişmanlık duymama gibi özelliklerle karakterizedir. Suç davranışlarıyla iç içe geçebilir. Tedavi süreci diğer kişilik bozukluklarına göre daha zorlu olabilir.